SENDİKACILIKTA DA İKNA ODALARI DÖNEMİ BAŞLATILDI

Bir zamanlar üniversitelerin girişinde başörtülü okumak isteyen öğrencilerin örtülerini çıkartmalarına yönelik ikna odaları oluşturulmuştu. Hatırlayın, bahse konu ikna odalarında terapi seansı uygulayanlar genelde üniversitenin ya dekanları ya da öğretim görevlileriydi. Başörtüsünü çıkartmaları yönünde kumpasa tabi tutulan bazı kız öğrenciler, örtüsünü  çıkartmaktansa okulu bırakmayı, bazıları ana-baba yurdunu terkedip ecnebi ülkelerde tahsilini devam ettirmeyi, bazıları perukla sınıflara girmeyi bazıları ise veyl olsun sizlere diyerek örtüsünü çıkartıp okulunu devam ettirmişti. Pekala sonuç ne oldu? Sonuç ortada tabi, o zaman dilimi tarihimizde onunmaz yaralar açtı ve bu nedenle o zamanki kin ve nefret duygusu hala devam etmektedir.


Sendikacılıkta da aynı seanslar uygulanmakta günümüzde. Müdür odaları, birim başkanlarının odaları ve kurumlarda istifadelerine sunulan sendika odaları tam bir ikna odası olarak kullanılmaya tüm hızıyla devam ediyor. Yetkili sendikanın aklı evvel başkan ve temsilcilerinin terapist görevi üstlendiği odalara çağrılan kamu çalışanlarına yönelik absürt telkinler edilerek sendikalarına üye yapma yolu ve yönteminden bahsediyoruz. Hedefleri ise Mayıs sayımında sayılarını mümkün olduğu müddetçe daha yukarılara çıkartmak. İkna için kullandıkları cümleler ise; “Biz hükümetin ve Cumhurbaşkanının sendikasıyız, diğerleri muhalif”  haydaaa, bu ne lahana ne turşu kardeşim, sen sendikacılık mı yapıyorsun, siyasi partiye üye kazandırmak mı istiyorsun? 


Dönelim 28 Şubatın ürünlerine ve bakalım sonuçlarına. Sonuç, ortada. O zamanlarda vatandaşımızın manevi yaşam tarzına hak tanımayanlar yıllar geçmiş olmasına rağmen iktidar yüzünü göremedi ve görmeleri de imkansız gibi.


O halde ey kendilerini hükümetin ve Cumhurbaşkanının sendikası olarak lanse edip ikna odalarında baskı yolu ile kamu çalışanlarını sendikalarına üye etmeye çalışan zavallılar; aklınızı başınıza devşirin ve kurum çalışanlarını rahat bırakın. Ki sendikal ahlakı ve kültürü oluşturalım bu ülkede. Bırakın kimin ne olduğunu. Bükemediğiniz bilekleri yıkmak için iftiralara müracaat etmeyin ve bilin ki ikna için dile getirdiğiniz söylemlerin en büyük faturasını adres olarak gösterdikleriniz ödemek durumunda kalacaktır.


Bizden söylemesi.


Mustafa ÇOPURSUZ 

Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve

Diva-Sen Genel Başkanı

Sosyal Medyada Paylaş