BU DAVA NEDEN SÜREKLİ GÜNDEMDE TUTULUYOR?
Bir dava düşünün…
Henüz yargı süreci tamamlanmamış, hukuki tartışmaları devam eden bir dosya. Ancak ne zaman toplumun başka önemli meseleleri konuşulsa, ne zaman dini değerler ve dini kurumlar gündeme gelse aynı dosya yeniden ısıtılıp kamuoyunun önüne sürülüyor.
Peki neden?
Elbette çocukların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Çocuklara yönelik her türlü istismar iddiası titizlikle araştırılmalı, suçlu olanlar hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermelidir. Bunun üzerinde hiçbir tartışma yoktur.
Ancak toplumun sorması gereken başka sorular da vardır:
Bu dava neden yalnızca bir adli vaka olarak değil de sürekli dini kimlikler ve dini değerler üzerinden tartışılmaktadır?
Neden milyonlarca insanın inancını temsil etmeyen münferit iddialar bütün bir dini camiaya mal edilmeye çalışılmaktadır?
Neden mahkeme süreci devam ederken bazı medya organları olayın hukuki boyutundan çok dini yönünü öne çıkararak kamuoyunu belirli bir algıya yönlendirmeye çalışmaktadır?
Bir kişinin ya da bir grubun iddia edilen suçu üzerinden İslam dinine ve dini değerlere yönelik genellemeler yapılmasının amacı nedir?
Neden benzer suçlar farklı çevrelerde işlendiğinde yalnızca bireysel suç olarak değerlendirilirken, söz konusu olay dini bir çevreyle ilişkilendirildiğinde bütün inanç dünyası zan altında bırakılmaktadır?
Nerede dini değerlere karşı önyargılı bir yaklaşım sergilense, aynı çevrelerin bu tür olayları fırsata çevirmek için hemen ortaya çıkması tesadüf müdür?
Hiç kimse suç işleme ayrıcalığına sahip değildir. Ancak hiç kimse de başkalarının suçu üzerinden bir inancı, bir kurumu veya milyonlarca insanı mahkûm etme hakkına sahip değildir.
Adaletin görevi suçluyu bulmak ve cezalandırmaktır.
Toplumun görevi ise bir suç iddiasını bahane ederek değerlerine, inancına ve kurumlarına yönelik topyekûn bir karalama kampanyasına izin vermemektir.
Çocukların korunmasını savunurken adaleti de savunmak zorundayız.
Suçla mücadele ederken önyargıyla da mücadele etmek zorundayız.
Ve en önemlisi; bir davanın gölgesinde toplumun inanç değerlerini yargılamaya çalışan anlayışlara karşı dikkatli olmak zorundayız.
Çünkü adalet, ancak herkes için adalet olduğunda anlam taşır.