HİCRETİ ANLAMAK
01.05.2023
Hicretin 1443.yıl dönümü. Başka bir ifade ile; Hicri Yılbaşı. Ya da, Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)’in gönüllerin fethi için Medine (Şehirlerin anası)’ye sefer etmesi. Daralan gönüllerin ferahlaması ve ferah bulması, kardeşlik hukukunun inşa edilmesi ve İslamın sesinin daha gür bir sada ile seslendirilmesine mukaddime olmuş olması. İki cihan serveri Hz.Muhammed Mustafa (SAV)’nın sadık dostu Hz. Ebubekir (ra) ile birlikte ulvi yolculuğa çıkmıştı. Elbette bu bir kaçış değildi. Allah Teala’nın emir ve tavsiyesiyle gerçekleştirilmiş bir göç idi. Nitekim göç sonucu oluşan anlayış bizlere bu gerçeği göstermektedir. Filhakika daha önceleri birbirlerini tanımayanlar arasında ensar ile muhacir kardeşliği oluşturulmuş, paylaşma ve diğerkamlık hayat bulmuş, sevgi-saygı-muhabbet zirve yapmıştı. Emniyet ve asayiş kendisini o kadar gösteriyordu ki, Asrı Saadet adı ile müsemma, eşine bir daha rastlanılmayacak hoşgörü toplumu ve zamanı oluşturulmuştu.Oysa takip eden asırlarda insanlık alemi, o güzide toplumu ve zamanı hep arar olmuş ve hala da aramaya devam etmektedir. Yardımlaşma, diğerkamlık, hoşgörü, sevgi-saygı-muhabbet aranan en fazla değerler olmuştur.O halde Hicreti sadece bir takvim başlangıcı olarak değil, anlaşılması gerektiği şekliyle anlayalım ki; insanlık alemi yeniden asrı saadet dönemini yaşasın.Bu duygularla, Hicri Yılbaşının hayırlara vesile olmasını dileriz.Mustafa ÇOPURSUZ Tüm Memur-Sen Konfederasyonu veDiva-Sen Genel Başkanı