HUKUK VE HUKUKÇULAR BU ÜLKE İÇİN NASIL GEREKLİ İSE İMAMLAR VE DİYANET TE O KADAR GEREKLİDİR

HUKUK VE HUKUKÇULAR BU ÜLKE İÇİN NASIL GEREKLİ İSE İMAMLAR VE DİYANET TE O KADAR GEREKLİDİR

HUKUK VE HUKUKÇULAR BU ÜLKE İÇİN NASIL GEREKLİ İSE İMAMLAR VE DİYANET TE O KADAR GEREKLİDİR
13 Mart 2020 - 21:08


Cumhuriyet gazetesi yazarı  Enver Aysever 12 Mart 2020 tarihli yazısında adeta Diyaneti ve din görevlilerini rencide ederek ülkemizde diyanete ve imamlara ihtiyaç olmadığı şeklinde çok basit bir o kadarda saçma sapan yazıyı kaleme almıştır. 
Her şeyden önce materyalist düşünce doğrultusunda meseleye bakıldığında Aysever doğru söylüyor. Çünkü materyalizm ekolünde maneviyatın yeri yoktur. Ahirete ve öldükten sonra dirilmeye inanmayanların din ve diyanet derdi zaten olamaz. Bu cenah için ilah inancı olmadığı veya zayıf olduğu noktasından hareket edildiğinde bu düşüncede olan kişileri eleştirmekten daha ziyade din-diyanet ve imam hatipliğin ne kadar önemli olduğunu kendilerine izah etmekle yükümlü olduğumuza inanıyorum.
Elbette herkesin hür düşüncelere sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak her kesimin diğerlerine saygı duymaları şartı ile. 
Sayın Arseven diyaneti ve diyanet görevlilerini sevmeyebilir. Kabullenemeyebilir. Lakin hem diyanetin hem diyanet görevlilerinin yapmış oldukları görevlerin neler olduğuna bakmakta faydalar vardır. 
Gayet tabi diyanet üretim yapan bir fabrika, çalışanları ise fabrika işçileri değildir. Ancak her konunun bir maddi bir de manevi ciheti vardır. Teorik olarak hukuku çok iyi öğrenmiş bir hukukçu eğer vicdani değerini de harekete geçirmez ise vereceği kararlarında kişilerin kalplerini feth etmesi veya hukuka saygı duyulmasını temin etmesi mümkün olamaz. Kaldı ki insanların suç işlemelerinin önüne geçen en önemli faktör diyanet ve din adamı faktörüdür. Bunun en bariz örneği ise Ramazan ayının gelmesiyle suç oranlarının oldukça minimize olmasıdır.
Dolayısıyla Sayın Enver Aysever’den   özür beklemiyoruz fakat demokratlığını hatırlayıp kendisi kabul etmese de diyanete ve görevlilerine saygıda kusur etmemesi önem arzetmektedir. Çünkü  bu güzide kurumu ve onun değerli personelini yıpratmak başta şahsı olmak üzere kimsenin ne hakkıdır. Ne de haddidir. 
Mustafa ÇOPURSUZ

Bu haber 492 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum