Durali ÖZCAN

Durali ÖZCAN

DİVA-SEN Kocaeli İl Temsilcisi

KADIN ANADIR

31 Mart 2016 - 08:21

Vakit haber vaktidir. Bütün televizyon kanalları ana haberlere hazırlanıyor. Kimisi başlıyor acı haberleri art arda sıralamaya, diğerleriyse “Nasıl acıyı duyuruyor?“ diye birbirlerine bakıyor. Şundan eminim ki bu acı haberleri peş peşe veren haber sunucuları da aynı benim hissettiğim acıyı duyuyorlar "Dokunmayın kadınlara!", Ama bu acının, bu utancın önüne geçemiyor kimse. Neden?
 
  Kadın diyoruz,eş diyoruz , hanım diyoruz, başımızın tacı diyoruz, ana diyoruz. Başımıza bir hâl gelse dizine yatacağımız, bizimle karşılıksız ağlayan tek varlık analarımız, eşlerimiz diyoruz. Ama ne zamana kadar diyoruz ya da deriz? Evet gönüldaşlar, kadınlarımız; evimizin neşesi, tüten bacası, kaynayan aşıdır. Kısacası o evin yarısından fazlasıdır
  
   Düşünün en basitinden hayatımızda olmayan eşlerimizi. Mevsim yaz ve köylerde işler başlar. Dalında meyve toplanacak,tarlada hasat toplanacak vs.

  - Baba; “Oğlum ! gelin köye on gün kadar, ya da gelini ve çocukları yolla...." der şehirdeki çocuklarına. Oğlanın işleri yoğundur ve hanımı yollar köyüne. Yirmi gün ya da daha az veya fazla. Evde hanım yoktur. Evin kokusu değişmiştir. Mutfaktan çıkan sinekler yüzüne kondukça sanki ’Hadi mutfağa git, bize bir şeyler hazırla!’ diyorlar. Belki de perdeler hiç açılmamış, ev havalanmamış günlerdir. Oysa her gün ikindi çayında ev cıvıl cıvıldı, muhabbet diz boyuydu. Nerdesiniz be yahu, kim nereye saklandı?! Anladım, hanım yok diye gelmiyor komşular. Nereye dikkat çekmek istedim? “Kadın evin yarısından fazladır.“ sözünün içini böyle doldurdum işte, haksız mıyım?

   Değerli okurlar, gelin hep birlikte biz bu kadın cinayetlerini çözelim. Herkesin bu konuda yapabileceği illaki bir şeyler vardır. Kişi yada toplumlar bir şeyler yapmadığı sürece bu sorun çözülmez, buna inanır ve bunu söylerim. Belki kısa vadede çözüm değil ancak önce çocuklarımızdan başlayalım. Çocuklarımızın yanında tartışmayalım. Çocuklarımızın öğrenme döneminde İslam'ı, İslam'ın kadına bakışını anlatalım ya da anlatacak kişiler veya kurumlardan destek alalım. Çünkü bundan tam 1400 sene evvel bu konu tüm hatlarıyla çözülmüş, sonuca bağlanmıştır. Yapılması gereken sorun nasıl çözülmüş, nasıl sonuca bağlanmış... Çocuklarımıza bunu anlatmak, beyinlerine işlemektir.

   Birileri böyle bir çözümü kabul etmeyebilir belki. 1400 sene evvel bugün olduğu gibi kadını ticaret malı sayan, sadece erkeğin ihtiyaçlarını erkeğin istediği anda, istediği yerde, istediği şekilde karşılayan bir varlıktı. Ama İslam'ın peygamberi ve getirdiği sistem, kadını bataklıktan aldı, başının tacı etti. Evin sultanı, dokunulmaz varlık kıldı. Unutmayın Hz. Muhammed'in son nefesini verirken bile söylediği o veciz sözü; iki işareti yaparak, “İki şeyi sağlam tutun: Namaz ve kadınlarınıza hoş davranın.“ Son nefesinde söylenecek söz müydü sizce? Evet, Allah'ın Resulü, sanki bu günleri görürmüşçesine işlenen kadın cinayetlerinin din kılıfına sokarak işleneceğini, sanki görmüşçesine son nefesinde haykırıyordu, haykıracaktı, ta kıyamete kadar “KADINLARINIZA İYİ MUAMELE EDIN.“ diye.

  Yazının basınında da söylediğim gibi; artık her televizyon kanalında hemen hemen her gün haberlere konu oldu kadına şiddet ve kadın cinayetleri. Değerli okurlar, hiçbir cinayet, hiçbir şiddet, din kaynaklı olamaz. Sadece İslam dini değil, hiçbir semavî dinde, hiçbir felsefî düşüncede kadına şiddet caiz görülmemiştir. Sadece şu olay çok acıdır; yapılan işkence ya da katliamlarda dini kullanarak vicdanları susturma çabası...

  Ülkemizde bu konuyu çözmenin yegâne şartı eğitimden geçmektedir. Okullarda, camilerde bu konu çocuklara indirgenerek anlatılmalı ve o çocuk büyüdüğünde kadının, erkeğin kim ve neden var olduğunu bilmeli. Yetişkinler adına da her mahallede, her köyde devletimizin bir temsilcisi mevcut: İmamlarımız. Evet imamlarımızın bu konuda eğitim seviyeleri yükseltilmelidir. Bu tür sorunların çözümlerinin sosyal yönleri psikolojik yönleri anlatılmalı ve çözüm önerilerinin toplumun her kademesine indirgenmesi sağlanmalıdır.

  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliği içerisinde kanayan bu yarayı iyileştirmeli, bir an önce mutsuz ailelerin mutsuzlukları rapor edilmeli, yetkili mercilere bildirilmelidir. Şiddet eğilimli aileler mahalle imamları tarafından rapor edilmeli, şiddeti ortadan kaldıracak çözümler sunulmalıdır. Yoksa dünyada utanç vesilesi olmaya devam edecektir ülkemiz için kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet...

              Durali ÖZCAN
Havuzlu Bahçe Camii İmam Hatibi
  DİVA-SEN Kocaeli İl Temsilcisi
         Başiskele Müftülüğü

Bu yazı 1681 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum