Kurumların görevli ihtiyacının karşılanması için ihdas edilen 4/B (Sözleşmeli) statülü uygulama uzun zamandan beri devam etmektedir. Sözleşmeli personel alımı adı altında ilan edilen söz konusu alım, ilerleyen süreç içerisinde farklı gruplandırmalara tabi tutulur hal almıştır. Nitekim 09.07.2018 tarihi milat olarak tespit edilerek, öncesinde görev alanlar için sürekli sözleşmeli, sonrasında görev alanlar için ise 3+1’e tabi olanlar denilmiştir. Hâlbuki her iki grup da yapılan sınavların tamamında hiç kimsenin dahili olmadan kendi bilgi ve becerileri ile görev almayı hak kazanmışlardır. Bu manadan olmak üzere, TBMM’de yasal hale getirilen söz konusu gruplandırma ile aynı görevleri yapmış olmalarına rağmen kendi aralarında farklı statüye tabi tutuldukları için birlikte çalışma barışına olumsuz etki etmiştir. Çünkü bahse konu kanun muahezesinde 3+1’e tabi olarak görev yapan sözleşmeliler, üç yıl görev yaptıktan sonra talepleri halinde bir dilekçe ile kadrolu statüye dâhil edilmiş olacaklar, ancak sürekli sözleşmelilerin ne olacağı ise muammasını korumaya devam edecektir. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığının dağıtım yerlerine gönderdiği 21.04.2022 tarihli yazısı bu gerçeği resmi olarak da açığa çıkartmış ve sürekli sözleşmelilerin gururlarının rencide olmasına ve psikolojilerinin iyice bozulmasına sebebiyet vermiştir. Çünkü halen 8-9 ve 10 yıldan beri sürekli sözleşmeli unvanıyla görev yapanlar, yarınlarının ne olacağını düşüne dursun, 3+1’e tabi olanlardan üç yılını dolduranlar kadrolu statüye kavuşmuş olacaklardır. Akla mugayir uygulamanın bahsedildiği gibi birlikte çalışma barışının zedelenmeye ve psikolojik travmaların yaşanmasına sebep olduğunu Sayın yetkililerin duymasına ve görmesine ciddi manada ihtiyaç vardır. ŞİMDİ NE OLACAK? Kamuoyuna saygılarımızla Mustafa ÇOPURSUZ Diva-Sen Genel Başkanı
ŞİMDİ NE OLACAK?
01.05.2023- 127








